Ertuğrul Sağlam ve Şenol Güneş istifa etmiş. Bursaspor’un
kendileri için efsane olmuş bir teknik adamı desteklememesi çok acı. Trabzonspor
zaten ayrı bir olay. Sen yönetim olarak Futbolcularına sahip çıkama. Ardından
teknik direktörünün istediği transferleri yapma ve istifasını kabul et. Bu
nasıl bir saçmalıktır? Türk milli takımının en büyük başarısında teknik direktör olarak görev yapmış ve Trabzonspor için son yılların en iyi teknik direktörü olmuş bir
adamdan vazgeçmek bu kadar kolay mı?
Dün akşam staddaydım. Maç esnasında Melo’nun tükürüp
tükürmediğini göremedim. Ama zaten Melo bitmiş bir pozisyonun ardından giderken
geri dönüp neden bu şekilde atarlandı anlamış değilim. Bende zaten kredisi
kalmamış bir futbolcuydu. Sezon sonuna kadar bile kalmasına gerek yok artık.
Böyle önemli bir maçta erken bir değişikliğe gidilmişken bu ne sorumsuzluktur?
Fatih Terim'e yaptığı saygısızlıktan bahsetmiyorum bile. Bence szöleşmesi
şimdiden feshedilmeli. Fakat diğer bir açıdan bakarsak Galatasaray Spro Klübü
kesinlikle bu karta itiraz etmeli. Televizyon yayınlarında hiçbir maddenin Beşiktaşlı futbolcuya gitmediğini gördüm. Yakın zamanda hakem raporuna rağmen
görüntülere bakılıp “tükürük değil ağızdan sıvı çıkmış” raporu verilen olaya
bakılarak burada da Melo öpücük atmış sıvı görülmemekte raporu alınmalı. Hatta
Beşiktaş oyuncusuna, tükürdü gibi tepki verdiği için "centilmenlik dışı hareket etti" diyerek olay farklı bir boyuta bile taşınabilir.
***
Ülkemizde yıllarca baskı üzerine bir düşünme
gelşitirilmiştir. Yani düşünme değil ezbere bir yargıda bulunma. Aslında biz de
bunlara birer örneğiz. Özgür düşüncenin ne demek olduğu hakkında hiçbir
fikrimiz yok. Bazı şanslı insanlar bu durumu kitap okuyarak, film izleyerek,
tiyatroya giderek ve bunun gibi sanatsal etkinliklerde bulunarak değiştirmiştir.
Fakat bu kesimin ülkemizde çok az olması resmen başımızda büyük bir beladır.
İnsanımız ne araştırma konusunda bir bilgiye sahip ne de bir konuda görüş
bildirebilme yetisine. Birçok insanın çok genel ve basit konularda bile bir fikri yokken biz bu insanların birey olmasını, iş sahibi
olmasını, yönetici olmasını ve hatta siyasetçi bile olmasını bekliyoruz. Ne
zaman donanımlı ve bu donanımı sayesinde kendi fikirleri olan bireyler
yetiştirirsek o zaman uygar bir ülke olma yolunda bir adım atmış oluruz
demektir. Fakat bu medya ve siyaset ortamında gençlerin bu şekilde gelişmesi
çok zor. Kendine aydın diyen insanlar bile o kadar içlerine kapanmışlar ki
bulundukları yerden çemberin dışını göremiyorlar. Aslında ülkenin kendilerine
ne kadar ihtiyacı var göremiyorlar. Onlar bunu göremediği için kendini aydın! olarak sıfatlandıran insanlar baş gösteriyor ve koyun olan insanlarımızı birer çoban olarak
yönetmeye devam ediyor. Asosyal ve apolitik halk durumu nasıl kurtaracağından
habersiz. İnsanın apolitik olması kadar saçma bir durum olabilir mi? Sen nasıl
bir insansın ki yaşadığın ülke ve dünya hakkında bir görüş sahibi değilsin?
Seni yöneten insanların nasıl kölesi olmayı kabullenebiliyorsun? Seni yöneten
insanlar saçma sebeplerle senin sanat eserlerinin sana ulaşmasına engel olurken
sen nasıl oluyorda susuyorsun ve bu konuda bir görüş sahibi olamıyorsun? Bir
eserin iyi yada kötü olduğu kimseyi ilgilendirmez. İçinde dünyayı kaosa
sürükleyecek bilgiler bile olsa bir kitabı yasaklamak diktatötlüktür. İnsanlar
iyiyi ve kötüyü kendileri ayırt edebilen varlıklardır. Eğer bunu ayırt
edemeyecek bir toplum yaratılıyorsa bu devletlerin ve hükümetlerin suçudur. Kitlesel olarak
yanlış eğitim verip bir ayrımcılık yaptığının en büyük kanıtıdır. Anneler ve
babalara önerim biraz olsun çocuklarını seviyorlarsa çocuklarına özgür
düşüncenin ne demek olduğunu öğretmeleridir.
.jpg)