İnsan, dik duruşa, görece gelişmiş bir beyine, soyut düşünme yeteneğine, konuşma (dil kullanma) kabiliyetine, alet kullanma ve üretme becerisine sahip primat türü.*
Bu açıklamaya göre etrafımızda tonlarca insan ver değil mi? Peki insan gerçekten sadece bunlarla sınırlı olan bir varlık mı? Bence alakası yok. Bunlarla ilgili içimdekileri yazıya dökmek istiyorum tek tek bazılarına soyut, bazılarına somut olarak değinmek istiyorum.
İnsanın dik duruşu günümüzde ne kadar çok karşımıza çıkıyor herkes kendinden emin ve dik bir biçimde rahatça yürüyebiliyor. Peki insanlar kendinden nasıl bu kadar emin olabiliyor? Artık dik duruş sanki bana sahtekarlık gibi geliyor. Hepsinin sahtekarca geldiği gibi.
Beyine sahipmiş insanlar evet beyine sahip ama bunu ne yönde kullanıyor? Günümüzde pek iyilik için kullanılmıyor bence herkes çıkarcılık için kullanıyor beynini hatta bazıları bu kadar bile kullanamıyor beynini.
Soyut düşünme yeteneği, tek şey söyleyebiliyorum o kadar soyut düşünebiliyoruz ki hayat yalandan ibaret oldu artık doğru söyleyen görünemiyor etrafımızda.
Konuşma kabiliyetine sahibiz ama daha kendi dilimizi doğru dürüst kullanamıyoruz bunu da geçtim konuşma yeteneğimiz kişi başına yaklaşık olarak 1000-1500 kelime ile sınırlıdır belki bu fazla bile olabilir ki bu sözcüklerin yarısından çoğu da küfür gibi işe yaramayan şeyler.
Alet kullanma yeteneğine sahibiz aynı zamanda da üretiyoruz ve bunlar genel olarak yine çıkar doğrultusunda oluyor ve nasıl sahtekarlık yaparım diye yapılıyor artık her şey.
İnsanlık ne durumda peki? İnsanlık normalde çoğunlukla pozitif davranışları anlatmakta kullanılan, ve de kullanılırken fazlasıyla çelişki içinde bulunulan kelime**. Bu çelişki insan görünümündeki etrafımızdaki binlerce yaratık sayesinde oluyor. Herkes artık çok küçük düşünüyor hatta bir seviyede düşünmüyor belli bir kalıpta sürüklenip gidiyor. Bu konuda etrafımızdakileri de yargılamak biraz kötü olur çünkü içinde bulunduğumuz sistem düşünceleri yasaklayan bir sistem düşünceyi suç olarak algılayan bir sistem. Peki her ne kadar sistem kötü olursa olsun bu kadar iğrenç olmak zorunda mıyız? İçimizde ben hiç yalan söylemedim diyebilecek bir kişi var mı? Bunu gerçekten çok merak ediyorum. Hani artık pembe ufak yalanları bile geçtim etrafımızda o kadar büyük yalanlar var ki insanlar birbirini yemekle meşgul bunun yüzünden.
Hayatımıza devam ediyoruz… Her zaman bu mantık. Bizi nereye kadar götürecek? Pislik içinde yaşamaktan ne zaman vazgeçeceğiz koyun gibi etrafımızdakilerin emrideyiz. İnsan sözde düşünebilen bir varlık ama koyun gibi güdülmekten farkımız yok düşünmekten çok etrafımızda bir iki düşünen kişinin peşinden sürükleniyoruz ve buna yaşam mücadelesi ismini takıyoruz genel olarak. Bana yalan olmayan bir şeyi gösterir misiniz etrafınızda? Arkadaş diyorsunuz yalnız 2 dakika sonra arkanızdan konuşuyor. Bir dakika önce düşman olan insanlar çıkar işin içine girince birden dost oluyor nereye kadar böyle gidecek?
Eskiden örnek olarak iyi insanların gösterildiğini biliriz peki kim o insanları örnek alıyor? Ben etrafımda gördüklerimin binde birinde zor iyi insanlar buluyorum ve diğerleri de hiç örnek almak derdinde değil genel olarak kötüleri örnek alıyorlar. Bu durum sadece beni değil eminim herkesin canını sıkıyor ama kimse de kendimi düzelteyim diye bir çaba içinde de değil herkes hala nereden kendime çıkar sağlarım onun peşinde. Kimse kendinden önce yanındakini düşünmüyor artık.
İnsanlar ölüyor insanlık can çekişiyor ve ölmek üzere. Aileler ne yapıyor? Hangi anne baba evladına doğru dürüst ders verebiliyor? Anlamıyorum şu anda içinde bulunduğum gençliğe anne babaları mı git evladım çal, yalan söyle, kimseyi düşünme, arkadaşın olmasın, sadece kendini düşün, şerefsiz ol, arkadan konuş, pislik yap, insanları rahatsız et diyor?
Televizyon denen kutu insanları çok güzel eğitiyor sağolsun anne babalarda bunun pek farkında değil hala kimse iyi ve kötü yayını seçemiyor buna anne babalar dahil. Zaten çocuğun iyi ve kötüyü ayıramayacağı yerde anne babada ayıramazsa olacak olan şeyi yaşıyoruz. Düşünebiliyormusunuz bir program var yemek yiyorlar ve güzelim yemeklerin neresinden bir kusur bulurum diye uğraşmakla kalmıyor ev sahibi kaybolunca arkasından demediklerini bırakmıyorlar. Başka bir kanala geçiyorsun sevgi ilişkileri konu ama insanlar dostum dediği insanın sevgilisiyle yatıp kalkıyor ve bu gözler önünde çok iyi bir şeymiş gibi gösteriliyor. Eskiden hatırlıyorumda küçücük bir öpüşme sahnesi gelince kanal değişirdi yazık… Bitmedi başka kanala geçiyoruz alkol, sigara, uyuşturucu özendiriliyor, bir başka kanala geçiyoruz ki bu en kötüsü silah özendiriliyor mafya özendiriliyor öldürmek özendiriliyor. Anne baba da bu programları çocuğuyla beraber izliyor ve üzerine bunlar çok güzel program diyerek izlemeye devam eidyor.
Kimse farkında değil sanırım insanlık denen şey kalmıyor neredeyse bitti. İçinde bulunduğum gençlik sağolsun saçma sapan amerikan filmlerinden midir nedir üniversite hayatını özgürlük adı altında sapıtmak gibi görüyor alkol, sigara, uyuşturucu ve hatta cinsellik hat safhada ve buna kimse karşı koyamıyor. Konuşuyoruz haklısın diyor herkes ama kimse bunu değiştirmek için kendini düzeltmiyor yazık ediyorum kendimize çok yazık.
Sevgi kalmadı arkadaşlar çok yazık insanlar artık sevmiyor seviyorum dediği insana zarar veriyor, canını acıtıyor, onu bir seks objesi olarak görüyor hatta çok ileri gidip öldürüyor. Bu ne zaman değişecek? Lütfen biraz duyarlı olalım artık yeter bu pislik son bulmalı en azından şu andakinden daha az olmalı Atam bize bu yurdu bu hale gelelim satalım savuralım dostluğu kardeşliği bitirelim birliği beraberliği bitirelim diye bırakmadı. Kendimize gelelim.
Okuyan herkese teşekkür ederim bu sadece patlama noktasına geldiğim için ve kimseye içimi dökemediğim için yazdığım bir yazıdır – ki içimi hala dökemedim tam olarak anlattıklarım içimdekileri çok küçük bir kısmıdır-. Eğer bir şeyleri düşündürebildiysem ne mutlu bana.
*http://tr.wikipedia.org/wiki/%C4%B0nsan
**http://sozluk.sourtimes.org/show.asp?t=insanlik
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder