Yaşadığım sürece onlarca pislik gördüm ama pislik dediğin öyle bir şey ki koskocaman bir beyaz sayfada küçücük pislik göze batar. Bense hayatımı o kadar iğrenç hissediyorum ki etrafımdaki insanlar artık sayfadaki beyazlığı leke olarak görüyor sanki. Yaşıyoruz buna şüphe yok ama yaşadığımız süre içinde neler yapıyoruz etrafımıza hiç bakıyor muyuz. Etrafımıza baktık diyelim kendimize bakıyor muyuz aynı eleştirel gözle? Ne tür pisliklerin içindeyiz hangilerine biz de katkıda bulunuyoruz? Boka batmışız acaba haberimiz var mı?
İşin daha çok zarar gören tarafında olmak iyi mi kötü mü bilemiyorum artık. Dünyadaki değerlerin değiştiği ortada ve bu değişim sanki anne babaların çocuklara eğitiminde nasıl sahtekarlık olunur dersleri vermesine sebebiyet veriyor gibi. Peki bu durumda bu dersleri vermek istemeyen anne babaların çocukları ne olacak?
Mutluyum ailemden dolayı ne annem ne babam bana sahtekarlığın iyi bir şey olduğunu öğretmedi. İşin enteresan olan yanı sahtekarlardan yara yedikçe daha mutlu olmak. Öyle olmadığını görmek insanı çok mutlu ediyor.
Hayat yalancılarla pisliklerle dolmuş ve hayat bu olmuş öyleyse ölürken hayata bakıp gülümseyerek kocaman bir orta parmak göstermek istiyorum...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder