Refleksler gün geçtikçe çeşitli alanlara da giriyor. Düşerken tutunmaya çalışmak, darbeye karşımızı kendimizi korumak, bir anda gelen su birikintisinden kız arkadaşını korumak gibi reflekslerin yerini artık yeni tanıdığın bir insana seni seviyorum demek gibi bazı ağız refleksleri aldı. Dudaklarımız tıpkı bir refleks misali insanlara çok önemli ve değerli kelimeleri bir anda oluşan bir refleksle karşısındaki herhangi bir insana aktarabiliyor veya düşünce refleksleri hiç tanımadığın ve sana pek iyiliği dokunmayacak insanları anlık düşüncelerle çok güvenilir olarak düşünebiliyorsun. Sorun şu ki bu refleksler bazı darbelere maruz kalmadan uzun süreli yaşanıyor. Karşındaki kişiden aslında hoşlanmadığını görünce ya da ondan kötülük gördüğün zaman bu yaptığın reflekslerin bir anda seni ne kadar kötü şeylere sürüklediğini görüyorsun. O kadar kuvvetli ki bu refleksler insan bir anda beyninden gelen o ilk nefret ve zarar vereceği düşüncesini unutturuyor ve bu refleksler o kadar kötü ki vücudun normal bir refleksi olmadığı için anlık bir sürede olmuyor uzun sürebiliyor.
Bu reflekslerin çok acısını çekmiş biri olarak yaptığım şeyler artık beni düşünme yoluna götürdü. Son durak ve mecburi iniş butonuna basmalıyım yoksa bindiğim bu otobüsle beraber ben de garaja kilitleneceğim ve son yolculuğumu ömrümün geri kalanını kilitli olarak geçireceğim bir otobüste yaşayacağım. Bunu yapmak istemiyorum ve otobüse hayatımda önce değerli sandığım ama sonradan ne kadar çıkarcı insanlar olduğunu gördüğüm insanları o otobüse kilitleyip sonsuzluğa yolluyorum. Umarım bu otobüse kitlediğim insanlar kendi duraklarına geldiklerinde anahtarı bulup oradan çıkabilirler ama lütfen bir daha o duraktan geri dönmesinler bir daha hiçbirinin yüzünü görmek istemiyorum…
Anlayan ve üstüne alınanlara…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder