21 Mart 2010 Pazar

MARXist olmak isterken HÜMANizmi unutup KAPİTAList olmak

Marx'ı “marxist” olarak anlatmak yanlış gibime geliyor bence daha “hümanist” anlatılmalı. Marx kendi düşüncesini sevmiyordu insanın düşüncesini seviyordu. İnsan olan herkes denge için çalışmalıydı.

Marx’ın anlattığı sistem de herkes insan için yani kendi için dengeli bir şekilde çalışıyordu. Herkes bildiği ve istediği işi yapmalı ve o işi yeterince ne eksik ne de fazla yapmalıydı tamamen dengeli bir şekilde yapmalıydı. Mesleklerde denge olmalıydı ve herkes o mesleğin işçisi olmalı kesinlikle ne çırağı ne de ustası olmalıydı. Bunun olması için insanın doğar doğmaz o işi bilmesi gerekirdi ya da öğrendiğinde aile baskısı ile doğar doğmaz o işi öğrenmiş gibi yapmalıydı. Ve bunu yaparken asla dengeyi bozmamalıydı. Tüm insanlar bu şekilde dengeli işler yapıp dengeli beslenecek, dengeli çalışacak, dengeli uyuyup, dengeli uyanacaktı. Bunu her insan ister eminim ama bunu yapmak için herkes kendi insanlığını kullanabilir mi?

Her şeyden vazgeçmek ve tüm insanların eşitliği ve dengeli olabilmesi için çalışmak. Söylerken ne kadarda basit söyleniyor ama buna katlanabilecek insan bulabilir miyiz? Sanırım bu soruyu kime sorsam bana “Ben yapıyorum zaten ama herkes benim gibi değil. Başkası bana yapsın ben de onun için yaparım” der ve kestirip atar çünkü korkar belki zengin bir kişinin arabasına sahip olabilmek onun bu düşünceyi savunmasında başrolü oynayabilir ama iş paylaşmaya gelince sırtındaki yırtık tişörtü bile bir dilenciyle paylaşmaz. Sorduğum soruya ilk cevabı evet paylaşırım olur ardından ikinci cevabını gizli bir şekilde cevaplamış olur ama önce biri benimle benim hayatıma daha güzellik katacak bir şeyini paylaşsın. Yani kısaca cevabı “Önce ben kendimi kurtarayım sonra başkalarına bakarım”. Bu varsayımla yola çıkarsak hiç kimse bu duruma katlanamaz yani kimse eşit olmayı istemez farklı olduğunu göstermek ister bunu da eşitlikle yapamayacağı için bunu kabullenemez.

Komünizm dediğimizde akla ilk (18 Mart'tan (resmi olarak 26 Mart) 28 Mayıs 1871’e kadar süren) Paris Komünü gelir. Burada işçiler yönetime el koyar ve sözde yönetim işçilerin elinde olur yani aslında sözde insanların elinde olur. Fakat sevdiğimiz aynı zamanda da unuttuğumuz tek şey o zamanlarda bile insanlar üçerli dörderli gruplar halinde bir takım fikirler savunurlar. Yani düşünüldüğünde insan işini yapmıyor, uykusunu uyumuyor, dinlenmiyor ve düşünüyor düşünürken de bu hayatın düzenini sorguluyor. Yani dengeyi düşünceleriyle bozuyor. Yeni gelen komün sistemi bu seferde düşünerek dengeyi bozuyor yani insanların yaptığı iş kadar da düşünmesi gerekir eğer az çalışıp çok düşünürse burada denge bozulacaktır. Öyle de olmuştur. Dünyanın diğer ülkeleri daha az düşünür ve daha çok işini yaparken siz işi gücü bırakıp düşünmeye koyulmuşsunuz. Tarihinizi unutmuş, düşmanlarınızı unutmuş sadece ileriye yönelik yeni sistemlerin arayışı içerisine girmişsiniz. Komünün yıkılmasının sebebi ise farkında olmadan dünyanın düşünce dengesini bozmasıdır.

Marx’ın sistemindeki komün bu değildi. Marks’ın düşüncelerinin artık yok olduğunu düşünenler ve hatta Marx’ı hayatında duymamış ve duymayacak olan insanlar şimdiden kendilerini ölü olarak kabul edebilirler çünkü tahini unutanlar bırakın unutulmaya mahkum olmayı çoktan ölmüşlerdir ve bu dünyaya bir çivi bile çakmadan ufacık bir yapıtı olmadan göçüp gitmişlerdir. Marks’ın düşündüğü komün sistemi tamamen insnacıl bir şekildeydi. Aslına baktığımızda inandığımız tüm sistemlerde doğal dengeyi sağlayabilmek için düşünülmüştür. Fakat insan yeterince yaratıcı olamadığı için her sisteminde büyük ve küçük unsurlar bulunmaktadır. Her sistemin unsurları vardır ve bu unsurlar her sistemde kendisini belli konularda küçültür belli konularda büyütür. Dengeyi sağlamak doğal olmadığımız sürecede mümkün değildir. Her insanın doğal davranışları sergilemesi tüm düşünceleri kabul etmesi her düşünceden kendisinde ufak parçalar olmalıdır. Bu parçaların hiçbirini büyütmemeli ve de küçültmemelidir. İnsanın bunu yapmasına imkan yoktur.

Her insan kendisi için çalışır ve bundan dolayı her zaman kendisinin büyümesini ister. Kısa boylu küçük bir çocuğun yemek yediğinde veya süt içtiğinde anında boyunun uzamasını beklediği gibi. Bu büyüme cahil insanları öldükten sonra unutulmaya, bilgili insanları da (farkında olmadan ve genellikle) öldükten sonra kapitalist düzenin bir başyapıtı olmaya sürükler. Düşünceler insanın istediği vasfı büyütmesini sağlar. Yani hangi sisteme gidersek gidelim kapitalist bir düzene ayak uydurmuş oluyoruz. Düşünsenize Marx hiçbir zaman kitaplarının parayla satılmasını ister miydi? Eğer düşüncelerini parayla satarsa kim ondan parayla düşünce almak isterdi? Ayrıca düşüncesini direk insanlara anlatmak yerine parayla satsaydı kendi düşündüğü sisteme ihanet etmiş olmaz mıydı? Marx anlattığı sistemde kitabının bir ücrete karşılık satılmasını istemezdi zaten o sistemde insanlar istediğini ücretsiz edinebileceği bir dünyada yaşardı. Ayrıca düşüncesini para ile satmak isteseydi yarattığı dünyanın kapitalist bir insanı olurdu. Kapitalist düzenin istediği ise şu an uyguladığı şey ise hümanizmin tam dışında. Karakterler olmalı ama bu karakterler o kadar az olmalı ki varolduklarında ufacık küçücük olmalı, görünmemeli ama varolmadıkları zamanda ise o kadar büyümeli ve o kadar gözle görünür hale gelmeli ki herkes o kaybolan şeyin varolduğu zaman ne yaptığını öğrenmek istemeli. Varolduğunda biriktirdiği o görünmeyen ufacık tefecik hayatını (aktardığı kitaplar, onun için yapılan resimler, onun olduğu fotoğraflar hatta ve hatta yaşarken kullandığı hiçbir düşüncesini aktarmadığı eşyalar) bile paha biçilemez hale getirilip yüksek ücretlerle satabilmeli.

İnsanlar bir gün hiç varolmayacak ve işte o zaman komünist düzen oluşabilecek çünkü insan içindeki kazanma hırsıyla gelen kapitalist düzeni asla yıkamayacak. Eğer bunu yıkmak isterse kendi yarattığı kapitalizm sayesinde hayatına veda edecek. İnsanlar varolduğu sürece kapitalizmin kazanma hırsı ne yazık ki bütün hümanist düşünceleri yenecek. En Bilgili olduğunu sanan insan da tamamen kör cahil olduğunu düşünen insanlarda kapitalizmin kusursuz öğeleri gibi görünüyor. Marxsist olan her insanda insan olduğunu unutup kapitalizmin kurbanı olacak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder